Sinüzit ağrısı nerelere vurur?



Burun tıkanıklığı, burun akıntısı ve dişlere vuran yüz ağrısı ile öne eğilmekle gittikçe çoğalan ve zonklayıcı baş ağrısı bilhassa akut sinüzitin en bilindik göstergelerindendir. Olay kronik bir hale geldikçe ağrı kayboluyor ve en mühim şikayet geniz akıntısı ile burun tıkanıklığı oluyor.

Basit soğuk algınlığı sinüzite dönüşebiliyor
Viral üst solunum yolu enfeksiyonları sinüzitin en mühim sebeplerinden biridir. Basit bir soğuk algınlığı sinüzitle neticelenebilir. Bununla birlikte salgınlar sırasında dikkatli davranıp hastalığın bulaşmaması amacıyla önlem alabilmek ya da bulaşmışsa tedavi olmak hayati öneme sahiptir. Genellikle alerjik rinit bozukluğu olan şahısların bu hastalığın tedavisine azami ilgi göstermeleri gerekmektedir. Diğer bir husus burun içerisinde anatomik bozukluğu bulunan hastalar, sigara ve alkol gibi bağımlılıkları olanlar da sinüzite daha sık yakalandıkları gözlenmiştir.

Sinüzitten korunmak amacıyla;
Genel direncinizi düşürebilecek yorgunluk, uykusuzluk ve dengesiz beslenme gibi hallere ilgi edin.
Islak saçlarla soğuk havaya çıkmayın,
Klima tüketimine ilgi edin, hayat kısmınızdaki havanın neminin çok düşük olmamasına özen gösterin.

Sinüziti kaynaklı göz çevrelerindeki ağrılara dikkat

Daha derinlere inmesi durumunda orbital sellülit  denilen görmeyi etkileyebilecek iltihaplanmalara yol açabileceğini anımsatan uzmanlar “Bunun neticesinde bu enfeksiyonlar göz çevresinde ciddi ağrılar yapar. Yayılmamış olsa bile sinüzit ağrıları göze vurabilir.

Bu durumda hastanın kesinlikle hekime müracaat ederek tedavi olmasını tavsiye etmekteyiz. Bu tip hallerde çok beklenmemelidir. Eğer enfeksiyon ilerler, kemik dokulara da sirayet etmesi durumunda ise bu hal gözün dışındaki hassas dokuları şişirmekte, onun dışında gözün çevresindeki kasları etkileyerek göz hareketlerinde kısıtlamalara ve ağrılara yol açabilmektedir. En muhimi de göz sinirini etkileyerek ve görme duyusuna olumsuz etkileyerek gözümüzü kaybetmemize sebep olabilir. Bu sebeple sinüzit ağrıları hafife alınmamalıdır.

Sinüzit kaynaklı yüz ağrıları

Yüz Ağrıları
Yüz ağrıları Kulak Burun Boğaz, Nöroloji ve Çene Cerrahisi bölümlerine başvuran hastaların süregelen olarak yakındıkları bir semptomdur.

Ağrı genelde beden dokusunu tahrip eden ya da etme özelliğinde olan hallerde meydana gelen ve bedenin belirli bir bölgesinden kaynaklanır şekilde algılanan rahatsız edici bir histir. Ağrı tanı değil bir semptomdur. Yüz bölgesinde ağrı oluşturabilecek patolojiler çok detaylıdır. Hem de hiçbir lezyon olmadığı durumda ağrı hissi oluşturabilecek detaylı faktörler bulunmaktadır. Gerilim bu faktörler arasında en önde gelenidir. Bu amaçlarden ötürü ağrı belirleme edilen bölgeye bedenin neresi olursa olsun geniş bir perspektifle yaklaşılmalı, çevresel ve bölge dışı hastalıklar etraflıca düşünülmeli ve ondan sonra karar verilmelidir.

Yüz bölgesi, saçlı deri hattı, kulak, alt çenenin ön, yan ve arka kenarı ile çevrili kısmı kapsar. Bu bölge içersinde, oral kavite, nazal kavite ve paranazal sinüsler, gözler, kulaklar ve tükrük bezleri bulunur. Yüz ağrıları birinci sırada bu bölgeyi meydana getiren yumUşak doku, kemik doku, sinüsler, mafsaller, bezler, sinirler ve damarlardaki
patolojilerden kaynaklanır. İkinci sırada ise bedenin başka mekanlarındaki patolojilere bağlı olarak meydana gelen ve yüz bölgesine sunulan ağrılar gelir. Frontal kemiğin daha derininde tariflenen ağrılar ise baş ağrıları kapsamına girerler.

Sinüzit kaynaklı diş ağrıları

Çene yüz bölgesi ağrılarının büyük seksiyonuna pulpa ve periapikal lezyonlar, periodontal dokular, kistler, kök parçaları,...



rezidüel enfeksiyonlar ve perikoronal cepler gibi diş kaynaklı amaçlar açmaktadır. Diş kaynaklı yüz ağrılarının çoklığını dişin pulpa kökenli ağrıları oluşturur. Bu ağrılar derin somatik tipte ve genelde sıkıcı, sızlayıcı ağrılardır. Arada sırada ağrı şiddetlendiğinde yakıcı ve zonklayıcı özelliğe dönebilir.
Pulpa tabakasına oluşturulan zarar verici bir uyaran periodontal kaynaklı ağrılardan daha kuvvetli ağrı başlatır. Pulpa kökenli ağrıların başka bir özelliği de patolojinin periodontal yapılara yayılması ya da gerilemesinden ötürü vakitle değişiklik arz etmesidir. Periodontal yapılarla alakalı patolojilerden kaynaklanan ağrılarda ise tanıya yönelik bir bası uygulandığı vakit hasta doğrulusunda rahatlıkla lokalize edilebilen sıkıcı ve sızlayıcı bir ağrı oluşur. Diş patolojileri ile alakalı ağrılar dişe komşu yüz bölgelerine süregelenlaşırlar. Daha evvelce saydığımız diş patolojileri dışında 20 yaş dişi travmatik irritasyonu, üst-alt çene uyumsuzluğu ve molar dişlerin yokluğu gibi amaçlar yüz ağrılarını oluştururlar. Genellikle son iki durumdan çiğneme kaslarının hareketleri sırasında tempoRomandibular mafsal (TME) özel pozisyona gelemeyecek ve aurikulotemporal sinirde vakitle oluşacak lezyon namacıylaiyle yüz ağrıları, ağır işitme ve kulak ağrıları oluşacaktır (Costen belirtisi).

Sinüzit ağrısı nerelere vurur?
Sinüzit ağrısı nerelere vurur?

Oral kavitedeki tonsillere, dile, yumUşak ve sert damağa, farenkse ait patolojilerde (enfeksiyon, bütünoral ve başka amaçlar) yüze ve bilhassa tonsil patolojilerinde kulağa sunulan ağrılar olabilir.

Burun ve Paranasal Sinüsler :

Burundaki anatomik variasyonların hepsi baş ve yüz ağrısına namacıyla olabilmektedir. Bunlar içersinde en çok yüz ağrısı yapan namacıyla septum deviasyonudur. Septum deviasyonları titiz olan konka mukozaları üzerine gerçekleştirdikleri basınçla yüz ağrıları oluştururlar. Konkaların ön kısmına olan basınç maksillanın üzerinde, üst kısma olan basınç frontal bölümde, arka kısma olan basınç ise gözün arka evresinde ve kulakta ağrıya namacıyla olur.
Deviasyona bağlı nazal kökenli ağrıların özelliği ağrının daima deviasyon olan doğrultuda olması, şiddetinin de basınç ve tıkanıklıkla orantı göstermesidir. Burundaki ödem ve erektil organlardaki vazomotor değişikliklar de yüz ağrısına namacıyla olabilir. Vazomotor hadiseler genelde alt konkada olur. Gerilim, anksiyete, seksüel hadiseler ve detaylı emosyonel hallerde meydana çıkar.

Paranazal sinüslerde ve nazal kavitede ağrıya en duyarlı olan kısım sinüs ostiumlarının mukozasıdır. Paranazal sinüslerin akut enfeksiyonlarında en ilgi çekici yakınma yüzün sinüsle uyumlu yerlerinde hissedilen ağrılardır. Sinüs ağrıları başı oynatmak, aşağıya eğmek, venöz basıncı arttıran ıkınma, öksürme, ağır kaldırma, sıkı yakalı gömlek giyme, menstruasyon, mastürbasyon, seksüel heyecan, alkol gibi hallerde artış gösterir. İstirahat ve uyumakla ağrıda azalma olmaz. Ağrılar derhal daima tek doğrultuludır, birtakım durumlarda iki doğrultulu olsa da bir doğrultuda daha çokdır. Akut frontal sinüzitte ağrı nazofrontal açıda, gözün iç kantüsünün üzerine doğru, yada tam frontal sinüs üzerindedir. Genellikle sabah başlar ve akşam kaybolur. Akut maksiller sinüzitte ağrı fossa kanina üzerindedir. Öğleye doğru başlar ve akşam şiddetlenir. Arada sırada ağrı üst dişlere vurabilir.

Akut ethmoid sinüzitte ağrı daha çok üst nazomaksiller açıda ve gözlerin arasında olur. Sfenoid sinüsün akut enfeksiyonlarında ağrı gözün arkasında, başın derin arka kısımlarında ve çevresinde hissedilir. Bu değişikliklere karşın bütün paranazal sinüzitlerde frontal bölümde ağrı duyulabilir.

Kronik sinüzitlerde başlıca yakınma burundan ve genizden gelen akıntıdır. Pek ağrı yakınması yoktur. Fakat süreğen sinüzit aktif duruma geçtiğinde, üst solunum yolu enfeksiyonu hallerinda akut enfeksiyon bulguları görülür. Sinüzitlerin, bilhassa maksiller sinüsün lenf drenajı alt konkadan bulunduğu amacıyla süreğen sinüzitlerin akut ataklarında alt konka da çoğalan ödem namacıylaiyle ağrılar oluşur.

Latent sinüzitlere bağlı ağrılar da olabilir. Burada ağrı orta meatusun kontakt baskısı, frontal sinüs agenezisi ya da iki doğrultu arasındaki ilgi çekici hacim farkı ve vakum sinüs (sinüs içi basıncının dış basınçtan değişiklik göstermesi) namacıylaiyle meydana gelir. Burada burun mukozasının ödemi ve konjesyonunu doğuran amaçlar ostiumlarda ileri derecede daralma yada tıkanıklık yaparak sinüs içi havalanmasını bozar ve sonradan sinüs içi basıncının düşmesine bağlı olarak ağrılara namacıyla olurlar. Sinüs mukoselleri bütün sinüslerde görülebilir. Büyüyünce sinüs duvarları ve bilhassa ostium bölgesine baskı yaparak tek doğrultulu yüz ağrılarına namacıyla olabilirler.

Yüz travmaları ve sinüs operasyonlarından sonra da ağrılar görülebilir. 
Bu tür ağrılarda sinüzitin yineından çok cerrahi travmaya, skatrizasyon kusuruna, ameliyat endikasyonundaki yanılgıya, N.infraorbitalisin içe kıvrılmasına, operasyon kısmındaki hematomun organizasyonuna ya da çiğneme kaslarının, travmatik yada reaksiyoner kontraktürüne bağlı olarak görülürler. Burun ve paranazal sinüs malign bütünörlerinde 5.sinirin ikinci kısmının dallarının etkilenmesine bağlı ağrılar olmaktadır. Maksiller sinüs maling bütünörlerinde ağrı fossa kanina ve birtakım durumlarda de üst dişlerde hissedilir. Ethmoid sinüs tömürlerinde ağrı burun sırtında hissedilir ve geç dönemde duyulur. Hasta doğrultuda ekzoftalmi bulunmaktadır. Frontal sinüs malign bütünörlerinde daha çok tek doğrultulu frontal ağrı, şişlik, proptozis ve çift görme bulunmaktadır. Sfenoid sinüs tömürlerinde ağrıdan evvelce oftalmopleji, proptozis ve görme bozuklukları, gözün arkasında ve başın arkasında ağrı ve fazlası kez optik sinir ile Abducens felci olur.

Kulak Ağrısı:
Kulak ağrıları primer otaljiler ve sekonder otaljiler olmak üzere ikiye ayrılır.
Primer otaljileri dış kulak yolu patolojileri(ekstrenal otit, perkiondrit, auriküler abse, fronkül, yaralanma, malign eksternal otit, malign ve benign bütünörler, fnugal enfeksiyonlar, yabancı cisimler, sıkışmış serumen, büllöz miringitis ve donma), orta kulak ve mastoid patolojileri (akut otitis media, akut mastoidit, barotravma, maligin ve beningn bütünörler, akut petrozitis ve gradenigo belirtisi) oluştururlar.
Sekonder otoljileri orofasiyal ağrılar. TME patolojileri, visseral amaçlar, nevraljiler, eagle belirtisi, parotis patolojileri, angina, torasik anevrizmalar ve tiroiditis gibi amaçlar oluşturur.

BUNLARI YANLIŞ BİLİYORSUNUZ!

Yanlış: Baş ağrısı genellikle sinüzit belirtisidir.

Doğrusu: Baş ağrılarının yaklaşık yüzde 85’inin kaynağı gerilim tipi baş ağrıları, yüzde 10’u migren, sadece yüzde 5’i ise sinüzit benzeri inflamatuar bozukluklar oluyor.

Yanlış: Geniz akıntısı sadece sinüzitte ortaya çıkar.

Doğrusu: Geniz akıntısı birçok nedene bağlı olarak gelişen bir belirti. Reflü ve alerjik rinit benzeri pek çok hastalık ve hava kirliği ile sigara alışkanlığına bağlı olarak görülüyor.

Yanlış: Sinüzit bir enfeksiyon hastalığıdır.

Doğrusu: Enfeksiyon sinüzit hastalığının sadece bir formudur. Geniş bir hastalık gurubu olan sinüzitin nasal polip formu,  gerek sebebi gerekse tedavisi tamamen farklı bir hastalıktır.

Yanlış: Sinüzit ameliyatından sonra hastalık genellikle nüks eder.

Doğrusu: Uygun tanı ve uygun yapılan cerrahinin başarısı yüzde 90’ın üzerinde seyrediyor.


Etiketler: ,
Eklenme Tarihi: 19 Temmuz 2017

Konu hakkında yorumunuzu yazın